13 Temmuz 2008 Pazar
20 Haziran 2008 Cuma
..:.Yer Gök İnlesin Bu Sesi Dinlesin.:..
Bir adım daha son dakika golüyle..Türkiye yarı finalde Almanya ile mücadele edecek. Çarşamba günü 21:45' de Basel'de bir tarih daha yazılmalı. Yürekler tekrar ortaya konmalı. Bu takım final oynamalı!
10 Haziran 2008 Salı
..küçük hediyeler-büyük mutluluklar..
İşte hali hazırda ki durumumu layıkiyle anlatan bir biblo, çok sevdiğim bir yakınımdan, ablamdan.
Teşekkürler yeni abla. Geç buldum, çabuk elimden uçurdum seni. Mesafeler uzuyor olsa da aramızda, ne özlemeye fırsat verelim ne özletmeye birbirimizi.
21 Mayıs 2008 Çarşamba
..:.Otoban Gişelerini Özledim.:..
Yaz geldi! Beklenen, özlenen de geldi. Tatil zamanı da geldi :) Ekimden beri İstanbul dışına çıkmamıştım. Bünye alışkın değil henüz kesintisiz İstanbul keşmekeşine. Yok yok İstanbul'a doyum olmaz o ayrı. Zıddıyla bilinir kıymeti.Yokluğu bildirir nimetin kıymetini. Özlemek lazım İstanbul'u da. Bitmek tükenmek bilmeyen yolları özlediğim gibi. Otoban gişelerini özlemek de varmış nasibimizde :) Birkaç fotoğraf ve güzel hatıralarla iki hafta sonra görüşmek dileğiyle..
05 Mayıs 2008 Pazartesi
Kendi Kelimelerime Merhaba
Uzun zaman oldu "Hak"ka kendi cümlelerimi yazmayalı. Şeytanın bacağını kırmak kaşını gözünü yarmak lazım artık. Klavyenin tozunu almak lazım. Tuşların yerlerini hatırlamak lazım. Bahar geliyor canlanmak lazım. "Kendime yeni bir ben lazıım" da derdim ama kendime yeni geldim ya da daha gelemedim, geleceğim.. Belki önce kendimden gideceğim.. İşler karışık yani bu aralar. Gelen, giden, gelmeyen, beklenen.. İşte ben bu yüzden kendi cümlelerimi yazmıyordum anlamışsınızdır. Her neyse efendim bugün sevgili babacığımın doğum günüydü. Kendisine C.H.tan uzuun ve hayırlı ömürler diliyorum ellerinden öpüyorum.Daha önce yorumlarda bahsi geçmişti evimizin önündeki parkı yıktılar vs. Nasip olursa birgün fotoğrafını yayınlayacağım. Henüz tam bitmedi fakat hızla yapımı devam ediyor.
Ve Ahmet Özhan..
Geçtiğimiz hafta çarşamba günü(30 nisan) CRR'de Ahmet Özhan'ın Kutlu Doğum Konseri vardı. Efendimiz (s.a.v) ile ilgili bestelenmiş ilahilere yer verildi. Ahmet Yesevi'den Aziz Mahmud Hüdai'ye, Adile Sultan'dan Ali Ulvi Kurucuya uzanan mutasavvıfların güftelerine yer verildi. Konser hakkında yorum yapamam kabiliyetim yetmez. Yaşamak lazım orda o atmosferi. Konu Efendimiz olunca herşey bambaşka oluyor. Tebrik ediyorum Konserde emeği geçen herkese. Konsere gitmeme vesile olanlara da ayrıca izin verenlere hatta götürenlere de getirenlere de..
Ve ekliyor Ahmet Özhan:
"Alemlere rahmet olarak yaratılan Efendimiz'in getirdiği nura, açtığı saadet yoluna ve sünneti seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak üzere Kutlu Doğum haftasını vesile ederek, ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazeliyoruz."
23 Nisan 2008 Çarşamba
17 Nisan 2008 Perşembe
Huysuz nine Sivilay Abla’ya gelen başörtüsü soruları

Taraf Gazetesi'nin huysuz ninesi Dr. Sivilay Abla köşesinde okurlarının türban düzenlemesiyle ilgili kaygılarını paylaşmış, beraber çözüm aramış:
Bu hafta başörtüsü ile ilgili çok sayıda soru aldım. Kısaltarak buraya koyduğum sorularınıza kısa cevaplar vereceğim. Zira bugünlerde olan bitenler benim de ruh sağlığımı bozdu. Size ne kadar yararlı olacağımı bilemiyorum.
Soru: Türbanlılar neden babaannelerimizin taktığı gibi takmıyor. O zaman bir sorun kalmayacak. (Şebnem Balaban-Aydın)
Cevap: Şebnem kızım güzel söyledin. Örneğin benim torunlarım görücü usulüyle evlenmeyi düşünüyor. Belleri ağrıyınca kupa çektiriyorlar. Yemeklerinde Vita’dan başka yağ kullanmazlar. Ancak ben örtülü olmadığım için başlarını örtme şansları yok. Bu konuda kara kara düşünüyoruz. Başlarını örtmeye karar verirlerse senin babaanneni onlara ödünç verir misin?
Soru: CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal, “Türban bizim geleneksel kıyafetimiz değil. Bir Arap üniformasıdır” diyor. Türk kızları neden geleneksel Anadolu giysilerini tercih etmiyor da bu Arap üniformasını giymekte ısrar ediyor? (Ankara Olgunlaşma Enstitüsü son sınıf öğrencisi)
Cevap: Baykal yine çok haklı. Hâlbuki biz sadece geleneksel kıyafetlerimizi giyeriz. Örneğin; blue jean Selçuklu döneminden kalma bir mahalli kıyafetimizdir. Göbek piercingi çok kadim bir şaman ritüelidir. Bildiğimiz tüm geleneksel Anadolu kıyafetlerinde sırt dekoltesi standarttır. Ayrıca bu Arap kıyafetleri Suudi Arabistan'ın Bursa eyaletinde ve Mısır'ın Denizli kentinde dokunuyor. Ben de anlamıyorum niye bu ısrar?
Soru: Üniversitede türbanı serbest bırakan kanun çıkarsa kampüsümüzün ve sınıflarımızın laikliğini korumak için ne yapmalıyız? (Rumuz: Doçent Dr. Kaygılı)
Cevap: Sayın Hocam, türbanlılar takımının hücum oyuncularını durdurmak için önce üniversite nizamiyesinde dokuz kişilik bir baraj kurun. Yine de barajı aşıp sınıfa girenler olacaktır. Örneğin; sınav tarihini değiştirin ama türbanlılara söylemeyi unutuverin! Bir şekilde sınavı öğrenip girenlerin kâğıdını okurken yakın gözlüğünüzü bir türlü bulamayın. Bana ayrılan yer yetmediği için daha fazlasını size bırakıyorum.
Soru: Ben bir üniversite öğrencisiyim. Türbanlılar üniversiteye girerse üzerimde baskı kuracaklar ve beni de kapatacaklar diye çok korkuyorum. Acaba şimdiden ne gibi tedbirler almalıyım? (Çiyse)
Cevap: Sevgili Çiyse, çantanda mutlaka biber gazı bulundurmalısın. Sana yaklaşıp beynini yıkamaya çalışan bir türbanlıyla karşılaştığında yüzüne sıkabilirsin. Tabi bu işi telepatik yollardan da yaptıkları oluyormuş. Tıpkı şofbenden zehirlenenler gibi hiç hissetmiyormuşsun. Bu konuda en tesirli şey bir zikir matik almak, otobüste, metroda, tramvayda, ders aralarında olmak üzere günde 4444 kez “Çiyse laiktir laik kalacak” çekmek.
Dr. Sivilay Abla Ruh ve Sivil Hastalıkları Mütehassısı Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı
Bu hafta başörtüsü ile ilgili çok sayıda soru aldım. Kısaltarak buraya koyduğum sorularınıza kısa cevaplar vereceğim. Zira bugünlerde olan bitenler benim de ruh sağlığımı bozdu. Size ne kadar yararlı olacağımı bilemiyorum.
Soru: Türbanlılar neden babaannelerimizin taktığı gibi takmıyor. O zaman bir sorun kalmayacak. (Şebnem Balaban-Aydın)
Cevap: Şebnem kızım güzel söyledin. Örneğin benim torunlarım görücü usulüyle evlenmeyi düşünüyor. Belleri ağrıyınca kupa çektiriyorlar. Yemeklerinde Vita’dan başka yağ kullanmazlar. Ancak ben örtülü olmadığım için başlarını örtme şansları yok. Bu konuda kara kara düşünüyoruz. Başlarını örtmeye karar verirlerse senin babaanneni onlara ödünç verir misin?
Soru: CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal, “Türban bizim geleneksel kıyafetimiz değil. Bir Arap üniformasıdır” diyor. Türk kızları neden geleneksel Anadolu giysilerini tercih etmiyor da bu Arap üniformasını giymekte ısrar ediyor? (Ankara Olgunlaşma Enstitüsü son sınıf öğrencisi)
Cevap: Baykal yine çok haklı. Hâlbuki biz sadece geleneksel kıyafetlerimizi giyeriz. Örneğin; blue jean Selçuklu döneminden kalma bir mahalli kıyafetimizdir. Göbek piercingi çok kadim bir şaman ritüelidir. Bildiğimiz tüm geleneksel Anadolu kıyafetlerinde sırt dekoltesi standarttır. Ayrıca bu Arap kıyafetleri Suudi Arabistan'ın Bursa eyaletinde ve Mısır'ın Denizli kentinde dokunuyor. Ben de anlamıyorum niye bu ısrar?
Soru: Üniversitede türbanı serbest bırakan kanun çıkarsa kampüsümüzün ve sınıflarımızın laikliğini korumak için ne yapmalıyız? (Rumuz: Doçent Dr. Kaygılı)
Cevap: Sayın Hocam, türbanlılar takımının hücum oyuncularını durdurmak için önce üniversite nizamiyesinde dokuz kişilik bir baraj kurun. Yine de barajı aşıp sınıfa girenler olacaktır. Örneğin; sınav tarihini değiştirin ama türbanlılara söylemeyi unutuverin! Bir şekilde sınavı öğrenip girenlerin kâğıdını okurken yakın gözlüğünüzü bir türlü bulamayın. Bana ayrılan yer yetmediği için daha fazlasını size bırakıyorum.
Soru: Ben bir üniversite öğrencisiyim. Türbanlılar üniversiteye girerse üzerimde baskı kuracaklar ve beni de kapatacaklar diye çok korkuyorum. Acaba şimdiden ne gibi tedbirler almalıyım? (Çiyse)
Cevap: Sevgili Çiyse, çantanda mutlaka biber gazı bulundurmalısın. Sana yaklaşıp beynini yıkamaya çalışan bir türbanlıyla karşılaştığında yüzüne sıkabilirsin. Tabi bu işi telepatik yollardan da yaptıkları oluyormuş. Tıpkı şofbenden zehirlenenler gibi hiç hissetmiyormuşsun. Bu konuda en tesirli şey bir zikir matik almak, otobüste, metroda, tramvayda, ders aralarında olmak üzere günde 4444 kez “Çiyse laiktir laik kalacak” çekmek.
Dr. Sivilay Abla Ruh ve Sivil Hastalıkları Mütehassısı Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı
• Bu düşünceler, facebook.com’da, başörtüsü tartışmalarının yapıldığı forumlarda, katılımcılar tarafından, başörtüsü yasağını savunanların muhtemel hâlet-i ruhiyelerini tahmin ederek geliştirilmiştir.
• Acaba bu düşünceleri ciddi olarak düşünen bir insanoğlu var mıdır diye de merak edilmektedir.
Alıntı: İsmail Tongar
Kaydol:
Yazılar (Atom)